8 Ekim 2022 Cumartesi

...maruzdur engin boşluğa.

 ...maruzdur engin boşluğa.



"Yürüyen bir beden kıvrımsızdır, yay gibi gergindir; güneşe maruz çiçek gibi, çıplak gövdesi, gergin bacakları, ince kollarıyla maruzdur engin boşluğa."



Hülya Özdemir ve Ferhat Satıcı'nın 8-31 Ekim 2022 tarihlerinde Diyarbakır'daki Merkezkaç Kolektif Mekan'da yer alan "...maruzdur engin boşluğa" sergisi 90'lardan beri birlikte üreten iki sanatçının yürüyüş izleğine odaklanıyor.


Nietzche'nin "elimizle yazarız ancak sadece ayağımızla iyi yazarız" sözleri ile yürüme  şünce ve üretim arasında kurduğu analojiyi merkeze alan sergide, Özdemir ve Satıcı'nın yaklaşık 25 yıllık üretim süreçlerindeki alınan mesafenin yol ve yürüme pratiğinin sonuçlarını gözler önüne seriyor. Satıcı'nın  toplumsal ve jeolojik oluşumlarla anıtsal ve abidevi tarihe, yeryüzünün tarihine odaklanan "Canonica'nın Kabusu" video çalışması ve Özdemir'in oluşmakta olan doğa ve insan algısı fikrini geliştirdiği "Algının Karanlık Çekirdeği" video çalışması  ve desenlerini odağa alan sergi, ikilinin üretim pratiklerinin kesişim noktalarını gözler önüne seriyor. 


Sergi, acele etmeden ve sınırsızca yürünen bir yolun hattını, veda edilen idealleri ve toprakları  zamansız bir coğrafyada tekrar buluşturmayı deniyor.   










12 Eylül 2022 Pazartesi

17.Contemporary İstanbul / Videoist


17.Contemporary İstanbul

Videoist insiyatifleri ile tanışın : (Düzce, İstanbul)


Videoist, 90'lı yılların sonundan bu yana video sanat enstitüsü kurmak amacıyla video çalışmaları ve etkinlikler üreten bir kolektiftir. 2003 yılında Hülya Özdemir ve Ferhat Satıcı tarafından kurulan kolektif; gösterim, sunum, atölye, konferans ve çeşitli sergiler düzenler.


Contemporary Istanbul’un 17. Edisyonu


Videoist stant numarası: T8-I2.


....................................................................................................................


Videoist, is a collective that has been producing video works and events since the late 90s in an effort to establish a video art institute. Founded by Hülya Özdemir & Ferhat Satıcı in 2003, it has been organizing exhibitions, screenings, presentations, workshops, lectures as well as touring exhibitions.



VİDEOİST


Video Sanatı İnisiyatifi, Videoart İnitiative

Türkiye

 

web: www.videoist-org.blogspot.com


e-mail: tsioediv@gmail.com,ferhatsatici@gmail.com,hulyaozdemir76@gmail.com

instagram: @videoistofficial, @video_ist


Videoist, Video Sanatı İniyasitifi Hülya Özdemir & Ferhat Satıcı'nın kurduğu ve 

90'ların sonlarından itibaren video yapıtlar ve etkinlikler üreten ikilinin bir video sanatı  enstitüsü olmasını hedefledikleri kolektiflerinin ismidir.  Kurguladıkları  sergi, gösterim, sunum, workshop, ders ve eylemlerinin toplamını içeren kolektif,  bir video hafızası olma yolunda, 2003 yılından beri gezici olarak etkinlikler düzenlemektedir. Türkiye' de İstanbul, Mardin, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Ankara, Almanya'da Münich, Kiel, Herford, Giessen, İspanya'da Huarte,  Bulgaristan'da  Sofya, Hollanda'da Amsterdam, Danimarka'da Vejle kentlerinde   kendi yapıtlarıyla birlikte, arşivlerinde ve seçkilerinde yer alan video sanatı örneklerini farklı etkinliklere  taşımışlardır.


Satıcı ve  Özdemir  6.Çanakkale Bienali'nin ve 3. Mardin Bienali'nin organizasyonel ekibinde yer almış, eş küratörlük yapmıştır. Özdemir Bilsart İstanbul'un düzenlediği "1.ve 2.Video Sanat Üretimi Desteği Açık Çağrısında"  seçici jüri üyesi olarak yer almıştır. 


 ............................................................................................................


Hülya Özdemir & Ferhat Satıcı  founder and manager of Videoist.

Videoist is the name of the collective of the duo that have been producing video works and events since the late 90s in an effort to establish a video art institute. They have been organizing exhibitions, screenings, presentations, workshops, lectures as well as touring exhibitions since 2003 on the way to becoming a video memory. They took the examples of video art in their archives and selections together with their own artworks to the events in many different locations such as İstanbul, Mardin, Diyarbakir, İzmir, Balıkesir, Çanakkale and Ankara in Turkey, Munich, Kiel, Herford and Giessen in Germany, Huarte in Spain, Sofia in Bulgaria, Amsterdam in the Netherlands, Vejle in Denmark.


 Satıcı and Özdemir took part in the organizational team of the 6th Çanakkale Biennial and the 3rd Mardin Biennial and co-curated  They continue to explore the place of video art in contemporary art production with their activities in accordance with the transformational nature of the video. Özdemir took part as a selective jury member in the "1st. and 2nd open call  support for video art production" organized by Bilsart Istanbul.













15 Nisan 2022 Cuma

İMGENİN PARÇALI DOĞASI / VİDEOİST

 


İMGENİN PARÇALI DOĞASI








Videoist, bu yıl ikincisi düzenlenen SENKRON video etkinliği kapsamında dokuz  sanatçının eserlerini İstanbul'da yer alan Barın Han'da izleyici ile buluşturuyor.


15 - 30 Nisan 2022 tarihinde Videoist küratörlüğünde gerçekleşecek gösterim ve sergide çalışmaları yer alan sanatçılar: BERAT IŞIK, ERDAL DUMAN, ESİN AYKANAT AVCI, FERHAT SATICI, JANİS RAFA, HÜLYA ÖZDEMİR, MEHMET ÖĞÜT, SERKAN DEMİR, SERVET KOÇYİĞİT'den oluşmaktadır.


Bulunduğu ekosistemin kaderini elinde tutan insan, enerjiyi yapay olarak yeniden üretiyor. Madde ve enerji kavramlarının  madde kefesine  sanatsal bilgiyi yerleştirdiğimizde, yeniden kullanılan ve dönüştürülen hammaddenin depolanması ve tüketim amaçlı olarak sanat sistemi içinde yer alışı ile enerji santrallerinin işleyiş mekanizmalarının aynı mühendislik şablonlarıyla hareket ettiğini görebiliriz. Ulus devletler ve  küresel sermaye sistemi, kendilerini besleyen enerji üretiminin hammaddeleri olarak toplumlar ve kültürel-ekonomik potansiyelleri, sınırlar ve barajlarla  biriktirip, hidrolik güçlere dönüştürerek yeniden biçimlendiriyor. Aynı işleyiş yöntemi ile sistem, canlılığı dramatik bir şekilde ve  sistemin aktörlerinin kararlarının sonuçlarıyla, bir sahnenin zorunlu oyuncuları olarak enerji akışları gibi yönlendirmekte.      


Maddenin imajla ancak imajların sürekli bir varyasyonuyla özdeş olması değil zamanla da özdeş olduğunu söyleyen Maurizio Lazzarato imaj=hareket=ışık=madde=zaman diyagramından bahseder. Madde ve imajın doğasını düşündüğümüzde, maddenin de imge gibi değişmez bir durum olmaktan çok  dönüşüme açık bir  potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bunu fark eden sanat üreticisi de bulunduğu dönemin araçlarını esere dönüştürürken madde ve imgenin dönüşümsel potansiyelini açığa çıkarır. Yaşamsal deneyimlerini biçime dönüştüren deneyler ortaya koyabilir.


Video Sanatının , disiplinler arası, geçişli ve özdönüşümsel yapısına odaklanan bu sergide, video eser nesneden fazla nesne olarak, karşımıza çıkan sanat eserinin fazlasını  yapar. Video eser videonun arkaplanını ve diğer eserlerle ilgili bağlamını çağırma potansiyeline sahiptir. 


Sergi mekanında video çalışmalarının gösterimleri sürerken, sanatçıların video eserlerinin içeriğine destek veren ve arka planını oluşturan obje, döküman, heykel, resim ve fotoğraf çalışmaları sergi süresince galeride izleyiciyle buluşacaktır.


VİDEOİST








 



23 Şubat 2022 Çarşamba

VİDEODAKİ MANZARA



 


     Videodaki Manzara





 


Video sanatı, hareketli görüntülerin kurgu yahut doğaçlama yoluyla bir araya geldiği bir anlatı biçimi olarak; senaryo, montaj ve görsel parametreleri değişkenlik gösteren bir mecradır. Sanatçıların merkeze aldıkları konular eşliğinde videonun mekânı da çeşitlilik gösterir. Göç, kimlik, ekoloji, sosyal adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları gibi türlü konu sırtını çoğu zaman bir “manzaraya” yaslar. Manzara, neresi olursa olsun hafızanın yeridir. Kaydedilen görüntü bugün olmayan yahut farklılaşan/dönüşen ve başkalaşan yerin geçmişidir. Öte yandan video sanatındaki manzaralar sosyo politik analizin ve kültürel topoğrafyanın belgesidir. Ayrıca iklim krizi, azalan kaynaklar, sürdürülebilir iklim ve doğa politikalarına duyulan ihtiyaç sanatçıları da harekete geçirmiş ve video üretimleri hayli artmıştır. Bu yönüyle de manzara videonun içinde doğal ve kentsel çevreyle ilgili sosyal ve politik konuları da temsil eder olmuştur.
Videodaki Manzara sergisinde; yan yana gelen sekiz sanatçı üretimlerine dahil ettikleri manzaralar eşliğinde bir yandan hareketli görüntünün arka planı olarak “o yeri” işaretler ve videoya kattığı anlamı çoğaltır, diğer yandan o yerlerin coğrafi, ekolojik, ekonomik ve politik varlığı hakkında izleyiciyi sorularla baş başa bırakırlar. Bu yer neresidir? Gökyüzü, okyanus, duvar, sokak, yol, ev, orman, gökdelen temsil ettikleri düşüncenin gerçekten adresi midir? Yahut manzaraya eşlik eden zaman; sanatçının mesken tuttuğu yerlerde kendi hızında akarken ve o yer de kendi iklimini ve haritasını yeniden yaratırken sabit kalan ne olur?
Hareketli görüntü kendi akışında izleyeni meselenin kaynağına doğru yönlendirir, manzaranın devinim ve değişimi de izleyeni içine alır. Yolun kıvrımına sokulur, caddenin kalabalığında sıkışır, gölün sessizliğinde boğulur, duvarın yasında kaybolur, yığının içinden çıkamaz oluruz. Gökyüzünün vaadi, okyanusa; toprağınki, çöp yığınına karışır. Her bir manzara kendi politik varlığını videoya salarken; izleyenin bakışını, hareket ve ses eşliğinde (birlikte yahut ayrı) içeriye akıtır. Manzara, izleyenle girdiği teması sanat tarihi boyunca türlü anlatım biçimleri ile sürdürdü. Tüm canlılığın kendisi olan yeryüzü, videoda tarihin ve onun manzara üzerindeki yansımalarının yeri olur. Kameranın hareketi, manzaranın kendi devinimi ile çakıştığındaysa sanatçının demirlediği yer; manzara, tarih ve hafızanın kesiştiği yerde, bazen belgesel ile kurmaca arasında salınır bazen de olan bitenin düpedüz tekrarından ibarettir.
Manzara her zaman bir yerdir. Kamera ise bu yerin kaydını tutan ve orayı hareketli bir görüntüye dönüştürendir. Video, kayda alınan o yer için kimi zaman aracıdır kimi zamansa yaşadığımız yerlerle ilişki kurma biçimlerimizi ve yeryüzü üzerindeki etkimizi ifşa eden bir tanık.

Videodaki Manzara; dil, yer ve kimlik, tarih, ekoloji, yol, dağ ve taş, deniz ve gökyüzü özetle canlı oluş hakkında düşünmeyi ve politik bakışı diri tutmayı öneriyor.


                   KÜRATÖR: NAZLI PEKTAŞ    


3 Kasım 2021 Çarşamba

DAĞIN ARKA YÜZÜ

“SİS”




03 Kasım – 30 Kasım 2021

 


2020 yılında kurulan Referans Kolektif küratörlüğünde gerçekleşen “Dağın Arka
Yüzü, Sis” sergisi, kentsel deneyimleri, zamanı ve sanatsal yaratım sürecini, dağ

metaforu ile sisin taşıdığı simgesellik üzerinden ele almaktadır. 

İlhamını kentin yamaçlarından eksik olmayan ‘sis’ görüntüsünün yarattığı büyülü
etkiden ve kenti yamaçlara bağlayan patikalarından alan sergi bu sayede belirsizlik
ve görünmezlik olgularını da tartışmaya açmaktadır. Bu nokta da bir dağın ve sisin
gizlediklerine inanmak, bu inanışı kolektif bir eylemle canlı tutmak ve sanatsal
üretimlerin oluşturacağı dönüşümü hayal etmek sanırım yerinde olacaktır. Bu hayal

bizleri şehrin uzantılarını anlamaya ve onu hissetmeye çağırır.

“Dağın Arka Yüzü, Sis” sergisi aynı zamanda izleyiciyi, metaforik bir sis bulutunun
altına gizlenenlere, içinde barındırdığı tüm dinamiklere ve bu minvalde
gerçekleştirilen yolculuğa davet eder. Bu davet bölgenin ve doğanın fiziksel bilgisine
gerçekleştirilen romantik bir gözlemden ziyade kültürel ve sosyal varoluşun üzerini

kaplayan sisin seyrelişine odaklanmaktadır.

Her bakımdan bu sergi bir temas deneyimidir. Mimari, kültürel ve toplumsal bilginin
detaylarını oluşturan uzantılara temas eden, büyük kütle arkasındaki hakikate ve ona
ilişkin bilinmezlerin yarattığı sorulara cevaplar arayan bir varoluşun tasviridir.
Dolayısıyla sanatçı yaratım sürecinde bölgenin kültürel potansiyellerine ulaşma ve

harekete geçirme ihtimallerini bu hassasiyetler eşliğinde ele alır.

Bütün bu süreç ise izleyiciye Pandemi ile kaybedilen zamana, özlem duyulan

mekânlara, karşılaşma ve diyaloglara yeniden kavuşmanın heyecanını yaşatır. Uzun
bir aradan sonra yeniden başlayan sosyal birlikteliklerin ve kayda değer zamanların
taşıdığı pedagojik sorumluluğun da altını çizer. Bu yanıyla “Dağın Arka Yüzü, Sis”
sergisi hafızaların tazelenmesi ve yeni olanakların görünür kılınması bakımından
önemli bir nokta da durmaktadır.
En nihayetinde sürecin hem sanatçıların yeni diyaloglar geliştirmesi hem de izler kitle
ve sanat öğrencilerinin alternatif bağlamlar türetebilmesi bakımından oldukça anlamlı

bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz.

“Dağın Arka Yüzü, Sis” sergisi farklı mecralarda üreten sanatçıların çalışmaları ile
ortak dünyaların ve benzeşik deneyimlerin buluştuğu bir eksende şekillenmektedir.
Farklı kuşaklardan on bir sanatçıyı bir cümle ile birbirine bağlayan bu yapı, metinler

arası geçişin yaratacağı bir bütünlüğü de gözetmeye çalışır.

Tanzer Arığ, Ozan Bilginer, Canan Demir, Serkan Demir, Osman Dinç, Erdal

Duman, Mustafa Duymaz, Fırat Engin, Hülya Özdemir, Ferhat Satıcı ve Mehmet Ali
Uysal dan oluşan sanatçı seçkisi, sergi kapsamında kentin barındırdığı gerçekliği ve
sakinlerine ilişkin bilinmezleri anlatılarının güçlü birer ögesi olarak konumlandırmaya

çalışmıştır.

Resim, heykel, yerleştirme, yeni medya ve disiplinler arası biçim-anlam arayışlarını
deneyimleyen sanatçılarının eserlerinden oluşan sergi aynı zamanda tanıklıklara,
karşılaşmalara, sürecin yarattığı olanaklara ve sanatçı güncelerine odaklanmaktadır.
03-30 Kasım 2021 tarihleri arasında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi Sergi Salonunda izlenebilecek olan “Dağın Arka Yüzü, Sis” sergisi

hafta içi 10:00 – 16:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


                                                                             SERGİ METNİ: SERKAN DEMİR 2021








18 Haziran 2021 Cuma

PANDEMİ ESKİZLERİ



                PANDEMİ ESKİZLERİ




“Pandemi Eskizleri” projesi ile 40 Sanatçının Pandemi döneminde biyolojik bedenlerin ve belleklerinin imgesel boyutunu düşünerek tasarladıkları desenler 18-29 Haziran tarihleri arasında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezinde…


Küratör: Belma Ersu.                        



Genco Gülan, CoşkunDemirok,  BarışSarıbaş, Beyza Boynudelik, Umut Yalım, Bahadir Çolak, Kadriye İnal, FıratEngin, Mustafa Duymaz, Ferhat Satıcı, HülyaÖzdemir, AyşeSibel Kedik, Arzu Eş, Aslı Işıksal, Aykut Öz, Çiğdem Doğan, Zeynep Üçöz, Hazal Ünsal, Elif Varol Ergen, Ekin Kılıç, Ahmet Güven, Şevket Arık, Cankut Kalyoncu, Asya Timur, Haydar Akdağ, Ramazan Can, Engin Umer, Umut Reyhanli, ŞahinÇetin, Havva Altun, Zeynep Karabacak, Tim Hailey, Özlem Tekdemir, Şemsi Altaş, Fahrettin Ege&Özgür Erman, Sezer Cihaner Keser, Yasemin Keltek, Mustafa Sevinç, Suzan Batu, Belma Ersu

15 Nisan 2021 Perşembe

Videoist, Senkron , Arkaplan Akustik


“Arkaplan Akustik” 




15 Nisan - 08 Mayıs 2021




Videoist İle Mekan Blogspot İşbirliğinde “Arkaplan Akustik” SergisiNil Has15 Nisan 2021YorumVideoist İle Mekan Blogspot İşbirliğinde "Arkaplan Akustik" Sergisi 2003 yılında İstanbul’da kurulan Videoist ile Balıkesir merkezli bir sanat mekanı olarak 2017 yılında kurulan Mekan Blogspot; SENKRON video etkinliği kapsamında bir araya geliyor.


15 Nisan – 8 Mayıs 2021 tarihinde Videoist küratörlüğünde, Balıkesir’de bulunan Mekan Blogspot‘da gerçekleşecek gösterim ve sergide yer alan sanatçılar GÜLÇİN AKSOY,FIRAT ENGİN, HAKAN KIRDAR, MEHMET ÖĞÜT, OKAY ÖZKAN, SAYE ÖZÇELİK, FERHAT SATICI, EVREN SELÇUK, KIVILCIM HARİKA SEYDİM, HARUN TÖLE, HÜLYA ÖZDEMİR, SERDAR YILMAZ‘dan oluşmaktadır.


Sergi mekanında video çalışmalarının gösterimleri sürerken, sanatçıların video eserlerinin içeriğine destek veren ve arka planını oluşturan obje, döküman, heykel, resim ve fotoğraf çalışmaları sergi süresince galeride izleyiciyle buluşacaktır.


Frederic Jameson Geç Kapitalizmin Mantığı kitabında video eserlerini tek başlarına okunamayacak videotextler olarak tanımlamıştı. Bu günkü çağdaş sanat sistemi, sanat eserlerini kendi arkaplanlarından kopartan bir işlem gerçekleştirerek onları metalar evrenine gönderiyor. Video Sanatı, disiplinler arası, geçişli ve özdönüşümsel yapısı gereği sanat eserinin düşünsel, üretime dayalı ve teknik arkaplanları ile ilgili bağıntıları tekrar kurmaya aday bir üretim biçimidir. Video sanatçısı zaman ve mekan üzerine yapılan bir işlemle zaman ve mekanı yontar, kristalleştirir ve yeniden üretir. Bu süreçte ortaya çıkan video eser ise duygulanımsal kuvvetler (M. Lazzarato) üreterek, katılımcı-izleyiciyi bir eylemin içine sokar. Video eser nesneden fazla nesne olarak ve karşımıza çıkan sanat eserinin tersini yaparak eserin arkaplanını ve diğer eserlerle ilgili bağlamını çağırma potansiyeline sahiptir. “Arkaplan Akustik” isimli bu projede Videoist, 2010 yılında İstanbul Manzara Perspectives Galeride gerçekleştirdiği “Unplugged/Görüntünün Fragmanlaşmış Doğasından Bir Arkaplan Akustiğine Geçiş” ve 2017 de Ankara’da Arte Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdiği “Unfold / Katmanları Açmak” sergilerinde geliştirdiği videonun arka planı fikrini 2021’de Balıkesir Mekan Blogspot sanat mekanında video eserlerin deneyimlerine odaklanan bir sergi ile tekrar kurguluyor.


www.videoist-org.blogspot.com